Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, Erzurum mutfağının yalnızca lezzetleriyle değil, taşıdığı kadim kültürel mirasla da Anadolu’nun en güçlü gastronomik kimliklerinden birine sahip olduğunu vurguladı. Cağ kebabından kadayıf dolmasına, ayva yahnisinden dut çullamasına kadar uzanan geniş çeşitliliğin, bölgenin binlerce yıllık üretim geleneğiyle, göç yolları ve İpek Yolu’nun kültürel zenginliğiyle harmanlandığını ifade etti.
Erzurum’un 61 coğrafi işaretli ürünüyle Türkiye’nin yöresel ürün haritasında stratejik bir konuma sahip olduğunu belirten Hacımüftüoğlu, kentin UNESCO Yaratıcı Şehirler Ulusal Listesi’nde “Gastronomi Şehri” olarak yer almasının da uluslararası alanda güçlü bir görünürlük sağladığını dile getirdi.
Atatürk Üniversitesi’nin gastronomi mirasını bilimsel çalışmalarla desteklediğini ve sürdürülebilir gastronomi yaklaşımını geleceğe taşıma sorumluluğu üstlendiğini söyleyen Hacımüftüoğlu, Romanya’da gördükleri ilgi ve misafirperverlikten duyduğu memnuniyeti paylaştı. Erzurum’un özgün lezzetlerini dünyanın farklı kültürleriyle buluşturmaya devam edeceklerini belirterek, “Erzurum’un ruhunu taşıyan bu eşsiz mutfak mirasını daha geniş kitlelere aktarmak için çalışmalarımız kararlılıkla sürecek” dedi.

