Geçmişin Harfleri ile Geleceği Yazıyoruz” mottosuyla kurulan müze, yazının, tipografinin ve baskı teknolojilerinin tarihsel gelişimini yansıtan özgün bir merkez olarak dikkat çekiyor. 1959 yılında kurulan ve uzun yıllar Atatürk Üniversitesi’nin yayıncılık faaliyetlerine hizmet eden eski üniversite basımevi, 2010’da kapatıldıktan sonra atıl duruma gelmişti. Bugün ise, 700 metrekarelik alanı müzeye dönüştürülerek kültürel yaşama kazandırıldı.

Görsel ve Uygulamalı Deneyim

Modern müzecilik anlayışıyla hazırlanan Hurufat Baskı Müzesi; mürettiphane, baskı, mücellithane, ofset baskı ve döküm atölyesi gibi tematik alanlarıyla ziyaretçilerine etkileşimli bir deneyim sunuyor. Müzenin envanterinde, baskı öncesi, baskı ve baskı sonrası süreçlere ait 40 adet makine, binlerce metal harf (hurufat) ve çeşitli baskı ekipmanları yer alıyor.

Sanat, Tasarım ve Tarihle Buluşma Noktası

Grafik tasarım, tipografi ve matbaa tarihiyle ilgilenen akademisyenler, öğrenciler, araştırmacılar ve tasarımcılar için önemli bir kaynak olan müze; yalnızca geçmişi değil, aynı zamanda geleceği de besleyecek bilgi ve ilhamı barındırıyor.

Geleceğe Taşınan Miras

Müze Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Ferruh Haşıloğlu, elde edilen bu statünün Atatürk Üniversitesi ve bölge kültürü adına büyük bir kazanım olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Üniversitemizin hafızasında özel bir yeri olan eski basımevimizin, kültürel bir dönüşümle müzeye dönüştürülmesi; sadece geçmişe saygı değil, aynı zamanda geleceğe güçlü bir miras bırakma irademizin bir göstergesidir. Özel müze unvanı, bu çabanın karşılık bulduğunun en somut örneklerinden biridir. Bu vesileyle, müzemizin hayata geçmesinde büyük emeği olan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’na teşekkür ediyor; eski baskı tekniklerine ilgi duyan herkesi müzemizi ziyaret etmeye davet ediyorum.”

Bilim, Sanat ve Tarihin Buluştuğu Yer

Atatürk Üniversitesi, kurumsal sorumluluk anlayışı doğrultusunda eğitime, araştırmaya ve toplumsal katkıya hizmet etmeyi sürdürüyor. Hurufat Baskı Müzesi de bu vizyonun önemli bir parçası olarak; üniversitenin bilim, sanat ve tarih eksenindeki üretkenliğine katkı sunmaya devam ediyor.